27 03 2008

Epiktetos

Epiktetos

Hür İnsan Üzerine Şiir

Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek:

Özgür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir. Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur. Ve kararında içtenlikliyse hür kişi, yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi. Ve bununla yücelir hür kişi hatalarla değil.

 

Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tat almaz o. Zira, ana-baba değildir hür insanı doğuran. Tanrıdır herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna.Herkesin tek şansı vardır, o alır kader icabı beden güzelliğini. Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.

Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa. Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır.

 

Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama yüceydi herkesten, bir kartal gibi; Bilgelikte ise takdire şayandı ruhu.

Söylemem gerekirse; tanrısal bir varlık doğurdu onu. Keşke şimdi de (bu mümkün olsa). Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.

Şiirin yazarı olan Epiktetos, MS.50 yılı civarında Frigya'nın Hierapolis kentinde dünyaya gelen ve 138 yılında Epirus bölgesindeki Nikopolis kentinde ölen ünlü bir filozoftur. 'Epiktetos' aslında bir isim değildir. Köle, esir anlamına gelir. Yaşadıklarından dolayı ona isim olarak konmuştur.Roma'ya köle olarak götürülmüş, daha sonra azad edilmiştir.

Tanrının birliğine, tüm insanların aynı ve tek tanrıdan geldiğine inanan bir düşünür olan Epikietos'a göre, fiziksel yapı, dış görünüş, ya da bunlardan kaynaklanan sosyal konum insan iradesinin dışında gelişen durumlardı.

İnsanı mutlu yada mutsuz yapan durum ise, bunlar hakkındaki kişisel görüşlerimize bağlı idi, yani elimizde olan bir şeydir.

Ektiğini biçersin.

Arzularımı ve korkularımı ortadan kaldırdığımızda bizim için hiçbir zalim kalmayacaktır.

Eğer kanatlarımız balmumundan yapılmışsa güneşten uzak durmalıyız.

Allah, bütün insanları mesut olmaları için yaratmıştır; bedbaht oluyorlarsa kendi hataları yüzünden oluyorlar.

İnsan, insanın efendisi olamaz.

Bardağımızı kırdıklarında, komşumuzun bardağı kırıldığı zamanki kadar sakin olmalıyız.

Düşmanlarımızı düşünmek için ayıracağınız bir dakika bile düşmanlarımızdan daha değerlidir. Nefret ve intikam hissi bize büyük zararlar verir.

Kader eninde sonunda şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar.

Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder.

Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz.

Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddi-manevi engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir..."

Bu şiir Isparta Çandır Vadisi’nde Yazılı Kanyon’un girişinde bulunan kaya üzerine oyulmuş bir belgedir (tahmini MS100). Ancak kaya dinamitle patlatıldığı için yok edilmiştir. Antik çağda önemli bir geçiş yolu olan bu yöre günümüzde görülmeye değer harika bir vadidir. Bu güzel yöreyi bize tanıtan Sn. Çetin Meydan'a teşekkür ederiz.

http://www.mature.com.tr' den alıntıdır

22
0
0
Yorum Yaz