18 09 2007

Devamı

18 09 2007

Devamı

18 09 2007

Devamı

18 09 2007

Devamı

18 09 2007

Devamı

17 09 2007

BÖYLE BİR DOSTUNUZ OLDU MU?

Yayın Tarihi: 05-09-2007 Böyle Bir Dostunuz Oldu mu? Daima düşünceliydi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı. Dünya işleri için kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı. Kötü söz söylemezdi. Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı. Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi. Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı. Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. Hoşlanmadığı birşey hakkında susardı. Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı. Kimsenin kusurunu araştırmazdı. Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi. Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi. Bir toplulukta bulunduğu zaman birşeye gülerlerse, o da güler; birşeye hayret ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi. Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. Her zaman ağırbaşlıydı. Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü. Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi. Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!" Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu. Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi. Onüne ne konulursa yerdi. Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı. Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: "İlahî doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlı... Devamı

16 09 2007

CEN.NET CAFE

Falanca Camii imamı Abdullah hoca, resmi işlerini yaptırmak için nüfus müdürlüğüne gider. Kendisinden TC kimlik numarası istenince, en yakın internet-cafenin yolunu tutmak zorunda kalır. Cafenin kapısından girerken levhada yazılı isim "fesüphânallah'lar, estağfirullah'lar çektirir hoca efendiye, hem de ardı arkasmca: CEN.NET CAFE... Cafe işleten delikanlıya hacetini söyler: - Evlâdım T.C. kimlik numarası istediler benden, yardımcı olabilir misin? - Tabi amcacım, siz şuraya oturun, şu işimi hemen bitirip sizinle ilgilenirim. Abdullah hoca başlar beklemeye. Böylelikle bulunduğu mekânı inceleme fırsatı da geçer eline. Demek ki gençlerin girip bir türlü çıkmak bilmedikleri, internet-cafe denilen yer burasıdır. Gözüne takılan her detaydan rahatsız olarak, huzursuz bakışlarla etrafını süzer durur. Evin bodrumunda kurduğu fare tuzakları gelir aklına. Küçücük bir peynire tutsak olan fareler nasıl kapandan çıkamıyorlarsa, ayrı telden oyunlara yakalanan gençlerin de buradan çıkamadıklarım düşünür. Bir "fesuphanallah" daha çeker ve: - Âhir zaman fitneleri işte canım, der kendi kendine... Hoca efendinin huzursuz olduğunu fark eden delikanlı hemen bir çay söyleyince, kendisine ikram edilmesinden memnun olur Abdullah amca. En azından bu da bir hürmet ifadesidir. "Aferin" derken içinden, hayıflanır istemeden: - Yazık oluyor bu gençlere, hayatlarını heder ediyorlar. Boşa hayıflanmanın, vah vah demenin, ne kendisine ne de acıdığı gençlere bir faydası olmayacağını bildiği için, delikanlıyla hasbihal etmeye karar verir: - Delikanlı sana bir şey soracağım ama bilmem ne düşünürsün? - Buyurun amcacığım, ne soracaktınız? - Sen Allah'ı bilir misin? Birbirine girmiş, hiçbir şekle benzetemediği jöleli saçları, her baktığında bir "fesuphanallah" daha çektiği sakal şekliyle bu delikanlıdan aldığı cevap, hoca efendiyi pek şaşırtır. Cafeyi işleten delikanlı gülümseyen gözlerle bakarak: - Kul, kendisini yoktan var edip hayat bahşeden, düşünecek akıl, görecek göz veren Rabbini nasıl bi... Devamı

12 09 2007

RAHMET AYI RAMAZAN

  "Resülullah aleyhissalatu vesselâm şu duayı çok yapardı: "Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!"   Yayın Tarihi: 09-09-2007 Rahmet ayı Ramazan Selman-ı Farisi Radiyallâhu Anh anlatıyor:Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Şaban ayının son gününde bize okuduğu bir hutbede şöyle buyurdu:"Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi.Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazları meşru kıldı.Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.Bu ay yardımlaşma ayıdır, bu ay mü’minlerin rızkını arttıracak aydır.Bu ayda her kim oruçlu bir mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden azat olmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.Ashab-ı Kiramdan bazıları, “Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz” dediler.Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem, “Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü’mine iftar ettirene de verir” buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.Bu ayda her kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse Allah onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte ayrı kalamazsınız.Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime i Şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah’tan mağfiret dilemenizdir.Vazgeç... Devamı

11 09 2007

KIRIM YEMEKLERİ TARİFLERİ

ARKADAŞLAR İŞTE SİZE YİNE BİZİM KIRIM YEMEKLERİNDEN GÜZEL BİR TARİF.(KENDİ ELLERİMLE YAPTIM) KÖBETE(YALANCI KÖBETE)   Hamuru için gerekli olan malzemeler: 1 kg.un 1 su bardağı sıvıyağ 1 su bardağı yoğurt 1 pk.kabartma tozu tuz su İçi için gerekli olan malzemeler 500 gr.yağsız kıyma 1 orta boy soğan 1 büyükçe patates Yarım cay bardağından biraz fazla sıvıyağ 1 yemek kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı karabiber 1 tatlı kaşığı kırmızı biber Yapılışı Elenmiş un derince bir kaba konur.Ortasına yoğurt, yağ, kabartma tozu, tuz eklenir.Hamur karıştırılır.Su eklenir.Kaluk memesi yumuşaklığında ve ele yapışmayacak türden bir hamur elde edilir.Yoğurulur.Ve üzeri örtülerek dinlenmeye bırakılır(20 dk.) Hamuruz dinlenirken harcı hazırlanır.Soğan çok ufak parçalar halinde doğranır(rendelenmez).Yarım çay bardağından biraz fazla yağ ile kavurulur.Patatesimiz küçük küpler şeklinde doğranır ve kavrulmakta olan soğanın üzerine eklenir.İyice kavrulur.Kavrulurken tuzu eklenir.Ocağın altı kapatıldıktan sonra kıyma eklenir.Harç iyice karıştırılır ve soğumaya bırakılır. Harcımız soğurken Dinlenmiş olan hamurumuz tam ortadan 2 ye bölünür.Her biri ayrı ayrı çok ince olmayacak şekilde, tepsi büyüklüğüne göre(orta boy tepsi) açılır.Açmış olduğumuz hamurumuzun 1 parçası tepsiye yerleştirilir.İçine soğumuş harcımız eşit olarak yayılır.Üzeri diğer açmış olduğumuz hamur ile kapatılır.Kenarları bükülerek kapatılır.Üzeri bıçakla çizilerek süslenir:).Öncede 200 derecede ısınmış olan fırınımıza hamuruz yerleştirilir.Yaklaşık 40 dk.pişirilir.Piştikten sonra fırından çıkarılıp 10 dk.üzeri bezle örtülerek bekletilir.Daha sonra yanında buz gibi ayran ile servis edilir.Afiyet olsuun:)                    ... Devamı

09 09 2007

HAYIRLI RAMAZANLAR

Ramazan’daki hedeflerimiz neler olmalı? Bir Müslüman olarak rahmet ve bereket ayı olan Ramazan’ı en verimli şekilde geçirebilmek için kendimize şu hedefleri belirleyelim: Çok Kur'an-ı Kerim okumak ve hatim indirmek. Teravih namazını 20 rekat olarak cemaatle camilerde kılmak. İftar saatlerinde ümmeti Muhammet için çok dua etmek. Oruçlarımı mutlaka sahura kalkarak tutmak ve sahur vakitlerini dua, namaz ve Allah’ı zikirle çok iyi değerlendirmek. Öğrencilere, komşularımıza ve akrabalarımıza iftar vermek. Sadaka, burs, bağış ve yardımlarımızı bu ayda biraz daha artırmak. Allah'ın isimlerini bolca zikretmek. Gıybet, su-i zan, yalan, dedikodu gibi günahlardan uzak durarak orucumuzu lekelememek. Ramazan’ımızı bereketlendirmek için fitremizi fazlasıyla vermek. Çevremize hayırhâh olup bu ayda kalplerin de yumuşamasını fırsat bilerek din-i mübin-i İslam'a hizmet adına daha fazla şeyler yapmak. Hayır ve hasenat sahiplerini yeni bir nesle sahip çıkma adına çeşitli hayırlara kanalize etmek. Kötü huy ve alışkanlıklarımızı bu rahmet ve bereket ayında tamamen terk etmeye çalışmak. ‘Ramazan tebrik ziyaretleri’ adı altında tanıdık tanımadık herkese ziyaretlerde bulunmak. ‘Her gece Kadir Gecesi olabilir’ mülahazası ile Ramazan gecelerini çok dinç olarak ibadet ve dua ile değerlendirmek.  Zaman GazetesiAsım Akın Işık27.10.2003 ... Devamı

08 09 2007

Resim herşeyi anlatıyor

    http://onurra.blogspot.com/2007/08/ramazan-ve-oru.html den aldım.Çok hoşuma gitti. Devamı

08 09 2007

Menekşe ile Halil (Bence süper bir dizi)

1. BölümKıvanç Tatlıtuğ, Sedef Avcı… Nereye kaçsan, kaybolursun... Yine bulur mu seni aşk...Genel Hikaye"Menekşe ile Halil" bir aşk hikayesi….Berlin’de başlayan, İstanbul’a sürüklenen imkansız bir aşkın hikayesi. Menekşe ile Halil bu aşkın kahramanları.. Ailesinin zoruyla evlendirilen Menekşe, büyük bir çelişki yaşıyor. Aşkı yüzünden, hayatını bile tehlikeye atarak ailesinden kaçan Menekşe, Halil’i korumak adına, Halil’den de kaçıyor. Yani Aşkı için aşkından vazgeçiyor… Devamı

08 09 2007

KIRIM YEMEKLERİ

Sorpa  Malzemeler500 gr kuşbaşı (kuzu eti)1 adet orta boy soğan1,5 yemek kaşığı unYarım demet taze soğanın yeşili4-5 dal taze nane1 ufak kase yoğurtYeteri kadar tuz, karabiber, pul biber1 yemek kaşığı margarinYemeğin Tarifi Bir tencerenin içine margarini koyun. Ufak ufak doğradığınız soğanları pembeleşene kadar bu yağda kavurun. Etleri ilave edip biraz daha beraber kavurun. Sonra içine bol su ilave edip etler yumuşayana kadar pişirin. Tuzunu ve karabiberini ekleyip ılınıncaya kadar bekleyin.Unu ve yoğurdu karıştırıp iyice çırpın. Karıştıra karıştıra etlerin üzerine ekleyin. Taze soğanın yeşilini ve nane yapraklarını doğrayıp içine karıştırın. Servis tabaklarına alıp, üzerine pul biberi serperek servise sunun. P.S.Bu da bir kırım tatar yemeğidir:) http://www.nepisirsem.com dan alıntıdır. Henüz yeni blogcuyum.Kendi yaptigim yemekleri daha sonra ekleyecegim inşallah.Şimdilik net'ten alıntılar yapıyorum. Devamı

29 08 2007

KIRIM YEMEKLERİ TARİFLERİ

Tavalokum (Tavalukum) Hamuru için malzemeler;  - 1 kg un -  yarım çay bardağı yağ,  - 1 çay bardağı yoğurt,  - 1 çorba kaşığı tuz  - yarım paket hamur mayası, (yaklaşık 20 gr)  - ılık su Harcı için malzemeler; - 3 adet orta boy soğan  - yarım kg kıyma,  - 1 tane patates,  - 1 tane domates,  - 3 adet yeşil biber,  - 1 tatlı kaşığı tuz,  - 1 çay kaşığı karabiber,  - 1 çay kaşığı kırmızı biber  - Ayrıca yağlamak için bir paket margarin, Hamurun hazırlanışı, Un derin bir kabın içine konulur, ortası açılarak açılan kısma, yağ, yoğurt, maya, tuz katılarak, kekten biraz daha sert bir kıvama gelinceye kadar ılık su ilave edilerek el ile yoğrularak hamur haline getirilir. Hamurun mayalanması için, içinde hamur olan kap bir beze sarılarak 1,5 - 2 saat bekletilir. Harcın hazırlanması; Bir adet patates haşlandıktan sonra nohuttan biraz küçük parçalar halinde doğranır. Soğanlar ve yeşil biberler de blenderdan geçirilir yada çok küçük parçalar halinde doğranır, bir kabın içine konulan doğranmış patates, soğan ve biberin üzerine domates rendelenir, oluşan harcın üzerine tuz, karabiber ve kırmızı biber ilave edilerek karıştırılır. Başka kapta margarin eritilerek soğutulur. Hamurun ele yapışmaması için eller yağlandıktan sonra, mayalanan hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alınarak avucun içini kaplayacak kadar açılır. Açılan hamurun içine, yapılan harçtan ceviz büyüklüğünde konularak, harç dışarıya taşmayacak şekilde hamur kapatılır. Yapılan tavalukum bir kabın içindeki yağa sokulup çıkarıldıktan sonra tepsiye konulur. Diğer tavalukumlar da benzer şekilde yapılır ve her birisi bir birine bitişik şekilde tepsiye yerleştirilerek 45 dakika fırında pişirilir. Yanında ayran yada meyve suyuyla içilmesi tavsiye olunur. Afiyet olsun... Not; hazırlanan harç çiğ olarak mayalı hamurun içine konulur, hamur boğaça şeklinde kapatıldıktan sonra fırında harç ve hamur b... Devamı